Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal karar

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal karar

0
PAYLAŞ
<

Milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren fazla mesai kararı Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nden çıktı. Fazla mesai yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğuna dikkati çeken Yüksek Mahkeme, işçinin imzasını taşıyan bordronun, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil olduğuna dikkat çekti.

FAZLA ÇALIŞMALARININ KARŞILIĞI ÖDENMEDİ

Özel bir inşaat şirketinde çalışan usta, kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek işten çıkarıldı. İş Mahkemesi’nin yolunu tutan mağdur işçi, haftanın her günü, milli bayram ve genel tatillerde dahil olmak üzere çalışmakta olduğunu, hergün saat 06.00’da işveren tarafından temin edilen servis araçları ile alınıp şantiye alanına götürüldüğünü, saat 07.00’de işe başladığını belirtti. Ara dinlenmenin 30 dakika olduğunu, çalışmasının akşam 19.30 ya da 20.00’ye kadar devam ettiğini, fazla yapmış olduğu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, çalışmakta olduğu sürece bütün resmi tatillerde, bayramlarda çalışmakta olduğunu, ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürdü.

Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etti. Mahkemede savunma yapan şirket avukatı ise dava konusu alacakların zaman aşımına uğradığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının tam olarak ödendiğini, yolda geçen sürenin çalışma süresinden sayılamayacağını, davacı ile aylık 270 saat çalışma üstünden sözleşme imzalandığını, davacının ücret bordrolarını ihtirazi kayıt koymadan imzaladığını belirterek, davanın reddini talep etti. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti.

İŞ YERİ KAYITLARI DELİL NİTELİĞİNDEDİR

Kararı davacı işçi temyiz edince devreye Yargıtay 22. Hukuk Dairesi girdi. Taraflara tebliğ edilen kararda; milyonlarca işçiyi ilgilendiren emsal nitelikte ifadeler yer aldı. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunun vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi:

“Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burda da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha yoğun olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması durumunda, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her çeşit delille yapılabilir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalı ile yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üstünde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekli olduğu sonucunu doğurmaktadır.”

Somut olayda, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeksizin yazılı şekilde verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirdiği kararda şu cümleler de yer aldı: “Davacı dava dilekçesinde işverence aralarında kararlaştırılan ücretin ödendiğini, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödenmediğini, işveren tarafından düzenlenen maaş bordrolarında ücretin bir bölümünın fazla mesai olarak gösterildiğini iddia etmiştir. Dosyaya sunulu bordroda sondajlama usulü yapılan incelemeye göre davacı işçiye aylık brüt ücretin 1/10’una tekabül eden kısmının fazla mesai olarak ödendiği tespit edilmiştir. Bu itibarla, davacının imza inkarına ilişkin yukarda yapılan açıklamalarla beraber davacının bordrolarda gösterilen ücretin hatalı olduğuna dair iddiasının değerlendirilerek davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil yapmış olduğu çalışmalar hakkında bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

“EN ÇOK YAŞANAN UYUMSUZLUKLARDAN BİR TANESİDİR”

Konuyla ilgili çalışanların çok dikkat etmesi gerekli olduğunu belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, “Fazla mesai konusu Türkiye’de çalışanları ilgilendiren çok önemli detaydır. Çünkü işçi ve işveren arasındaki en çok yaşanan uyuşmazlıklardan bir tanesidir. İşçi işten ayrıldığında benim fazla mesailerim sosyal güvenlik kurumuna tam olarak bildirilmedi diye dava açabiliyor. Bu konu da enteresan kararlar ortaya çıkabiliyor. Yargı örnek teşkil edebilecek bir karara imza attı. Kararda şu yer almakta: Çalışanın ücret bordrosuna atacağı imza, o konu da kendini bağlar. Fazla çalışmakta olduğu halde ücret bordrosunda bu görünmüyor ya da az görünüyorsa imza atarken şerh düşebilir. Bunu yapmaz ise şayet, ileride dava açtığında haksız duruma düşebilir. Eğer şerh düşmüş ise, bu konu da davayı kazanabiliyor” dedi.

Çalışanlar tarafından fazla mesai ya da diğer hakların aranmasının Türkiye’de hayatın olağan akışına ters düştüğünü belirten Erdursun, “Çünkü çalışanlar işini kaybetmemek için, fazla mesaisi gösterilmese de, bir bölümü elden verilse de çok fazla sesini çıkartamıyor. Önüne konan maaş bordrosunu imzalıyor. Daha sonra işten ayrıldıktan sonra dava yoluna gitmeye çalışıyor. Bu nedenle, mahkeme kararları çalışanların daha uyanık olması gerekli olduğunu vurgulamış oluyor. Çalışanlar fazla mesai, ücret gibi diğer haklarına çok dikkat etmesi gerekmektedir. Yani işveren ve işçinin maaş bordrosunu okuyup imzalaması gerekmektedir.Her iki taraf da haklı olduğu durumda haksız duruma düşebilir” şeklinde uyarıda bulundu. İHA

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK