HDP Erciş İlçe Örgütünden Basın açıklaması : HES Projeleri….

HDP Erciş İlçe Örgütünden Basın açıklaması : HES Projeleri….

0
PAYLAŞ
<

HDP Erciş İlçe Örgütü Zilan bölgesinde yapılan HES ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Açıklamada HES’in bölgedeki ekolojik dengeyi bozacağını savunan HDP’liler ayrıca kültür ve hafıza kırımının amaçlandığını söyledi.

Açıklamanın tam metni : 

Türkiye’de halkın ihtiyaçlarını gözetmeyen, doğal dengeyi öngörmeyen ve ekolojik tahribatı adeta bir amaç edinmiş bir iktidar var. Yandaş şirketlerin rantını karını esas alan AKP iktidarının bölgemize yönelik HES projelerinin ayrıca amaçları bulunmaktadır. AKP, Kürt coğrafyasında HES’lerle hem bir ekoloji kırımı yapmaktadır hem bu iş için seçtiği yerlere bakılınca bir tür kültür ve hafıza kırımını amaçlamaktadır.

Bilimsel olarak ortada olan gerçek şudur: Türkiye’de HES’lerin, yapım ve işletme aşamalarında; geri dönüşümü olmayan büyük ekolojik tahribatlar yaratılmakta, çevreye, ekosisteme, insan sağlığına ve sosyoekonomik yapıya ciddi zararlar verilmektedir.

HES Projeleri ile halkın olan “suyu kullanma hakkı” özel şirketlere verilmekte; binlerce ağacın kesilmesine, ormanların yok edilmesine, erozyona, toprak kayması riskinin oluşmasına, doğal bitki örtüsünün zarar görmesine neden olunmaktadır.

Nehir ve derelerin doğal akış yönleri değiştirilmekte, yüzey sularının kurumasıyla etraftaki canlı türleri yok olmaktadır. Bu projelerin açığa çıkardığı hafriyat, çoğu zaman dere yataklarına boşaltılmaktadır.

Bu doğa ve ekoloji kırımının Hasankeyf’te, Kani Sipî’de ve başka bir çok yerde hukuk dışı olduğunu, mahkeme kararlarına rağmen başlatıldıklarını, çevresel etki değerlendirme raporları hazırlanmadan ve çevreye verdiği tahribat gözetilmeden yapıldığı biliyoruz. İktidar ülkeyi baştan başa, Cudi’den Kaz Dağlarına, Artvin’den, Kızılırmak Havzasından Antalya’ya varana kadar her su kaynağını HES şantiyesine çeviriyor. Ormanları yok ediyor. Doğal yaşamın kaynağı olan suları ve ağaçları ranta ve betona teslim ediyor.

Şimdi bulunduğumuz alanda, Van ilinin Erciş ilçesinde, Zilan Deresi’nde (Geliyê Zîlan) 2014 yılında yapılması planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) çalışmalarının, Danıştay’ın durdurma kararına rağmen yeniden başlatıldığını biliyoruz. Söz konusu bu projeye; Van Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun gerekli olmadığı kararını verebilmiştir. Ancak biz biliyor ve görüyoruz ki; bu bölgede bir HES yapımının geri döndürülemez tahribatları olacaktır.

Mahkemenin kararı üzerine Gökakım Elektrik Üretim AŞ tarafından başlatılan inşaat burada yaşayan yurttaşların itirazları sonucu durduruldu. Ancak AKP iktidarı, HES’in yapılacağı arazilere ilişkin acil bir kamulaştırma kararı çıkartı ve bu doğa katliamında ısrar edildi.

Bugün mevcut yargı kararına ve ÇED raporu olmamasına rağmen Zilan Deresi’nin ekolojik ve kültürel mirası tahrip edilmeye devam edilmektedir. Bölgenin flora ve fauna yapısı zarar göreceği gibi HES ile birlikte tarım ve hayvancılık da büyük zarara uğrayacaktır. Söz konusu bölgede yapılan mera hayvancılığı için suyun betona hapsedilmesinin bölge ekonomisi çökerteceği bilinmelidir. Bu kapsamdaki derelerden su ihtiyacını karşılayan hayvanların yaşam çevresini daraltmanın izah edilecek tarafı yoktur.

AKP’nin bu politikaları nedeniyle bölgede birçok insanın büyük şehirlere göç ettiği, üreticiyken tüketici duruma düştüğü bilinmektedir. Başka önemli bir konuda bu HES nedeniyle suyun azalması, koruma altında bulunan İnci Kefali balığının da ciddi bir şekilde zarar görmesi riskini içermektedir.

Erciş’in Zilan Deresi bölgesinde yapılmak istenen HES, iktidarın kültürel mirasa ve doğal dengeye bakışını yansıtmaktadır. Çünkü Zilan; tarihsel ve kültürel anlamı, geniş coğrafyası ve doğal güzelliğiyle önemli bir alandır.

Zilan Deresi’nin bitki örtüsü çeşitliliği ve hayvan popülasyonu gibi maddi değerinin yanında 15 bin insanın katledildiği bir anıtsal değer niteliğindedir. Çünkü bugün bile birçok mezar taşı ve katledilenlerin kemikleri bu gölgede yer almaktadır. Dolayısıyla Zilan Deresi’nde HES yapımı; insanların acılarına büyük bir saygısızlık ve kültürel değerlerine bir saldırıdır. HES yapılarak 1930 yılında 15 bin kişinin katledildiği Zilan Deresi’nin tahrip edilmesinin halkın belleğinde yaratacağı tahribatın düşünülmemektedir. Bu bölgede yaşayan herkesin bir katliam yeri olarak belleğinde duran bu bölgeye HES yapılması bu katliamın üstünü örtme girişimidir. Bu HES inşaatı toplu mezarlar üzerine yapılmaktadır. Olağan bir ülkede bu bölgenin Nazi toplama kampları gibi müze yapılması gerekirken iktidar bu tarihsel suçu örtme çabasındadır.

Son olarak AKP-MHP iktidarının bir tür suçluluk psikolojisi ile kıyıma uğratmaya çalıştığı bu coğrafyanın stranları, sözleri, ağıtları bu belleği diri tutmaktadır. Hasankeyf’ten Gelîyê Zilan’a beton ve su altına gömülmek istenen halkın hafızasıdır. Bizler iktidara rağmen bu hafızayı, ekolojiyi, kültürümüzü koruyacağız. Halkımıza ve tüm ekoloji savunucularına çağrımız; bu politikaları yapanları asla affetmemesi ve her yerde hesap sormasıdır. Bu iktidarın doğa talancısı zihniyet ve politikalarına karşı doğamıza ve yaşamımıza sahip çıkmak ve mücadele etmek hepimizin görevidir. Ormanlar nefesimiz sular hayatımızdır. Bunu ancak Hep birlikte yaparsak başarabiliriz.

Kamuoyuna saygı ile sunulur.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK